//
Ana Sayfa / İSLAMİ KONULAR - MAKALELER / Ebu Hanzala’nın ‘IŞİD’ ses kaydı (1)

Ebu Hanzala’nın ‘IŞİD’ ses kaydı (1)

Ebu Hanzala olarak bilinen Halis Bayancuk’un Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) hakkında konuşma yaptığı bir ses kaydı ortaya çıktı. Öte yandan, ses kaydına karşılık olarak bir de yazı kaleme alındı.

2007 yılından beri tebliğ alanında yaptığı çeşitli çalışmalarla bilinen Bayancuk, ses kaydında IŞİD’i farklı bir üslupla eleştiriyor.

Sosyal medya sitelerinden Telegram’daki bir kanalda yayınlanan ses kaydı kısa sürede facebook, twitter ve youtube gibi sanal mecralarda yayıldı.

Hangi düşünce yapısına sahip olunursa olunsun ifade özgürlüğüne duyduğumuz saygı çerçevesinde, objektif habercilik ilkemiz gereği ses kaydını yorumsuz olarak yayınlıyoruz.

İşte o ses kaydı:

SES KAYDINA CEVAP VERİLDİ

Ortaya çıkan ses kaydından sonra, cevap niteliğinde bir yazı kaleme alındı. ‘Ebu Huzeyfe’ mahlasıyla yazılan yazıda, bahsi geçen ses kaydına bir takım cevaplar veriliyor.

İşte o yazı:

Rahman ve Rahim Olan Allah’ın adıyla

Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’a olsun Salat ve Selam O’nun elçisine, ehline ve tüm takipçilerine olsun.

Bizler, İslam Devleti’nde yaşayan muvahhidler olarak, mü’minlerin emiri Şeyh Ebubekir el-Bağdadi’ye biat etmemiş hiçbir kimseye sırf biat etmedi diye düşmanlık etmedik. Bilakis onların doğru yola gelmesi ve işledikleri fısktan kurtulmaları için elimizden geldiği kadar nasihat ettik, davet ettik ve yardımcı olmaya çalıştık. Ebu Hanzala da dâhil, birçok kişi ve hoca görünümlü şahıslar İslam Devleti’ni eleştirmekten, kötülemekten ve karalamaktan geri durmadılar. Gerek özel ve gerekse de genel konuşmalarını ve yazılarını kardeşlerimiz bize ulaştırdılar. Lakin bizler, ümmetin vahdeti için onların yaptığı bu hatalardan ötürü hiçbir zaman onları kötülemedik, eleştirmedik ve haklarında herhangi bir beyanatta bulunmadık. Lakin bizler sustukça bu kimseler boş buldukları meydanda daha da ileri geri konuşmaya başladılar. İftira, yalan, hakaret, eleştiri ve kötüleme aldı başını gitti…

Allah’ın izniyle bu saatten sonra, Allah azze ve celle bize imkân tanıdığı sürece, tuğyan ve fesat yurdu Türkiye’de müşriklerle beraber yaşayan hoca vasıflı saptırıcıların sözlerine artık sessiz kalmayacağız. Bilakis her sapıklıklarını elimizden geldiği kadar izah edip şerlerinden insanları sakındırmaya gayret edeceğiz. Bizler isterdik ki; tevhid ehli Müslümanlar, hatalarını kendi aralarında gizli görüşüp nasihat ederek çözsünler. Lakin bizler, sizleri her davet ettiğimizde, sizler davetimize icabet etmediğiniz gibi eleştiri, kötüleme, hakaret ve iftiralarınıza devam ettiniz. Bizler sizin ayıp ve kusurlarınızı bu şekilde internette yayınlamak istemezdik, lakin bunu siz istediniz ve bunu hak ettiniz.

İşte bu reddiyemiz, Ebu Hanzala sapığının İslam Devleti ve muvahhidler aleyhinde pervasızca attığı iftiralarını ve hakaretlerini dile getirdiği bir pazar sohbetindeki konuşması üzerine olacaktır.

Reddiyeye başlamadan önce, Ebu Hanzala’nın gizlediği çirkin yüzünü bu kadar açık bir şekilde ilk defa gördüğümü itiraf etmek istiyorum. Çoğunun edepli ve ahlaklı bildiği bu şahsın, bir anda nasılda ahlaksızca kelimeler kullandığına, nasıl köpürdüğüne ve nasıl dengesizce konuştuğuna tanık olduk. Bu kadar hiddet ve nefret söylemleri ve sert konuşmaları neden? Elbette gerçek ahlakını ne kadar gizleyebilir ki? Şuan olduğu gibi bir gün mutlaka gizlediği ahlaksızlığını ve diğer şeylerini elbette deşifre edecekti. Bundan şüphemiz yok.

Ebu Hanzala konuşmasında diyor ki;

Ortadaki temel sorun şudur; bazı insanların tarafgirlikleri, hak batıl ölçüsüne göre değildir. Bazı insanların tarafgirlikleri, Allah için sevmek Allah için buğzetmek üzerine değildir. Sen onun cemaatinden misin? Sen onun partisinden misin? Sen onun devletinden misin? Eyvallah! Kâfir de olsan iyi bir şeysin. Allah’a yemin olsun ki; eğer ben İslam Devleti’ne destek verseydim ve ben bu yazıyı yazsaydım, ‘ulan ilme bak yav!’ diyeceklerdi. Âlim dediğin işte böyle olur, ilim dediğin şey budur, diyeceklerdi. Hoca yine döktürmüş, diyeceklerdi. Çünkü adam bir şey değerlendirirken karşı tarafın itikadına bakmıyor. Sen onun cemaatinden isen, sen onun devletinden isen, onun yandaşıysan, adam seni seviyor. Senin onun cemaatinden değilsen, gökten üstüne nur bile inse, sihirbaz derler adam. Yani ne yaparsan, ağzınla kuş da tutsan adam bir şekilde seni eleştirecek bir şey buluyor. Onun için bu meselenin hakikatinde hakkın ve hakikatin eleştirisi yok. Vs…

Öncelikle bu sözlerinle, gerek İslam Devleti’ndeki kardeşleri gerekse sempatizanlarına attığın iftira ve yaptığın zandan ötürü Allah’tan kork! Senin şirk ve küfür kokan bir yazından ötürü kardeşler seni eleştirdilerse, senin hakka isabet etmediğini düşündükleri içindir. Sen apaçık bir şekilde yemin ederek kardeşlerimize iftira atıyorsun ve zanda bulunuyorsun. Bu kardeşlerimiz seni haksız yere eleştirmek isteselerdi, eleştirecek çok şey bulurlardı. Hakkımızda sarf ettiğin tüm söylemlerin hiçbir delili yoktur, baştan sona zan ve iftiradır. Bir de utanmadan yemin ediyorsun. İslam dinindeki samimiyetini (!) çok güzel ortaya koymuşsun. Allah seni hakka hidayet etsin ve Müslümanlara karşı kalbindeki bu kini çıkartsın.

İslam Devleti mücahidleri tüm küfür cephelerine savaş açmış ve onlarla kıran kırana savaşırken, sen onların ‘Kâfir de olsan iyi bir şeysin’ dediklerini iddia etmektesin. Eğer biz de senin gibi kâfirlere ‘iyi bir şey’ demiş olsaydık bu kadar küfür toplumu başımıza üşüşmezdi. Senin gibi kâfir dostlarımız ve sevenlerimiz olurdu. Ama Allah’a hamd olsun ki; bizim kâfirlere karşı olan duruşumuzu kâfirler bile açık açık itiraf etmektedirler. Bu konuda yalancı iftiracıların dışında bunu dillendiren kimse de bulunmamaktadır.

Ebu Hanzala konuşmasında diyor ki;

Bir Müslüman olarak, dünyada benim Müslüman gördüklerimi birinci dereceden, Müslüman görmesem de kâfirlerin zulmüne maruz kalmış mazlumları ikinci dereceden, kim olursa olsun ben onların uğradıkları zulme verdikleri mücadeleyi alkışlarım. Kim olursa olsun. (Ve bu şekilde saçmalıklarına devam ediyor…)

Öncelikle, bu sözlerinde de yalancı olduğunu yine kendin ifade ediyorsun. Eğer doğru söylemiş olsaydın, kâfirlerin verdikleri mücadeleleri alkışladığın gibi İslam Devleti’ndeki Müslümanların mücadelelerini de alkışlardın. Kâfirleri desteklediğin gibi Müslümanları da desteklerdin. Sen kâfirleri desteklemeyi ve onları desteklemek için fetva vermeyi biliyorsun, lakin İslam Devleti’ndeki mücahidler ve mazlumlar için fetva verip desteklemeyi bilmiyorsun. Mücahidlerle ilgili senden duyduğumuz tek şey; onların aleyhinde yaptığın konuşmaların ve onları mescidlerinden kovmalarındır. Eğer gerçekten mazlumların yanında yer almış olsaydın, bir gün bizim de yanımızda olduğunu görürdük. Lakin biz seni hep aleyhimizde gördük. Müşrik diobendilere destek olup bunların mücadelelerini alkışlarken, içtihadi olarak senden farklı olduğunu söylediğin kişilere destek vermem diyorsun.

Ayrıca kardeşlerimizin, seni eleştirmelerine kızıyorsun. Sen cihaddan uzak durup fasıkça oturursan, elbette kardeşlerimiz seni eleştirirler. Sen mücahidlere dil uzatırsan, elbette kardeşlerimiz seni eleştirirler. Sen meşru bir İslam Devleti’ni ve hilafeti kötülersen, elbette kardeşlerimiz seni eleştirirler. Eğer muvahhidim diye geçinip muvahhidleri mescidinden kovarsan, elbette kardeşlerimiz seni eleştirirler. Sen onlarca cihad dersi yapıp bir gün bile cihada çıkmazsan ve cihada çıkanları engellersen, elbette kardeşlerimiz seni eleştirirler. Sen yıllarca İslam Devleti hayalini insanlara anlatıp devlet kurulunca eften püften sebeplerle bundan yüz çevirirsen, elbette kardeşlerimiz seni eleştirirler. Sen, kardeşlerimizin haklı eleştirilerine karşı ahlaksızca cevaplar vermeden önce, girdiğin şu fısk ve fücur girdabından çık ve ne yaptığına bir bak! İnsanların muvahhid, davetçi, Müslümanlara sahip çıkan ve cihadı destekleyen olarak bildiği Ebu Hanzala’yı, müşrikleri ağırlayıp muvahhidleri mescidinden kovan, Müslümanlardan selamı kesen, cihada çıkanları engelleyen, hicret edenlerin hicretine mani olan, mücahidlere ve cihadlarına dil uzatan, halifeyi ve İslam Devleti’ni kötüleyen, cihadı kaos olarak ifade eden, kafirlerin tuğyan ve şirk yurtlarına selamet yurdu diyen, Erdoğan’ı desteklemek için fetvalar veren Ebu Hanzala olarak görünce, insanlar elbette onu eleştirirler ve kötülerler.

Ebu Hanzala konuşmasında diyor ki;

Akidesi birbirine zıt olan ne kadar adam varsa çatının altında toplamışsın. Ben böyle bir şeyi kabul etmiyorum, diyorum. Bir İslam cemaatinin akidesi safi olmalıdır, diyorum. Bir tanesi buna küfür der, öbürü buna İslam der, öbürü buna kâfir demeyen de kâfirdir der, öbürü bunlar cehaletle mazeretlidir der, öbürü cehalet mazeret diyen de kâfirdir der. Bunların hepsi bir çatı altında toplanmış. Ben böyle bir yapıya destek vermem. Ben böyle bir yapıya takılmam. Ben böyle bir yapının yanında yer almam. Ben bunu yeni mi söylüyorum peki. Ben, beni tanıyan insanlar beni tanıdıkları günden beri söylemiş olduğum bir mesele vardır. Akidesi net ve belli olmayan ne bireyler ne de cemaatler benim onlarla işim olmaz…

Burada da yalan, iftira ve karalamalarına devam ediyorsun. İslam Devleti’nin akidesi net ve safidir. İslam Devleti on binlerce mücahidi ve milyonlarca Müslüman halkı barındıran bir devlettir. İnsanlar bu devlete gelmeden önce, irca veya aşırı bir akideye sahip olabilirler. Müşrik veya kâfir de olabilirler. Ama insanlar hilafet devletine geldikten sonra, İslam Devleti’nin akidesine bağlı kalmak zorundadırlar.

Ayrıca İslam Devleti, net ve safi akidesini, radyo yayınları, dersler, sohbetler, kitaplar, dergiler, broşürler, kitapçıklar ve videolar gibi birçok medya araçlarıyla yaymaktadır. Bu konuda cahil kalmışsan bu İslam Devleti’nin değil, senin kabahatindir. İslam Devleti’ne hicret etmeden önce farklı akide ve menheclere sahip olanların buraya hicret etmesi bir çelişki ve akidesizlik veya akidevi bir karışıklık değildir. Bilakis sen, kendi cemaatine de baksan göreceksin ki; insanlar sana gelmeden önce ya müşrik, ya mürcie ya da aşırıydılar. Bu senin akidesiz veya net olmadığın anlamına gelmez. İslam Devleti’nde yaşan insanların hepsi İslam Devleti’nin kabul ettiği akideyi benimsemek zorundadırlar. İctihadi konular bundan müstesnadır. İslam Devleti, geneli ilgilendiren konular hariç, içtihadi konularda kimseye herhangi bir içtihad dayatmamaktadır. Eğer konu, içtihadi bir konu ise ve geneli ilgilendiren bir mesele değilse, dileyen dilediği içtihad üzere kalabilir. İslam Devleti, cehaleti mazeret görmemekte ve cehaleti mazeret görüp müşrikleri tekfir etmeyenleri istitabeye davet etmektedir. Tevbe etmeyenleri mürted olarak öldürmektedir. Burada, münafıklar hariç herkes bu akide üzeredir. Biz kimsenin kalbinde hangi akideyi sakladığını bilemeyiz. Lakin İslam Devleti’nin tüm yayın araçlarıyla yaydığı ve pratikte de uyguladığı akide budur. İslam Devleti’nde olmayan ve bize sempati duyup farklı akidede olan kişiler olabilir. Bizim bunlara yapacak bir şeyimiz yoktur. Biz, güç yetirdiğimiz insanlardan sorumluyuz.

Bunu yanı sıra Ebu Hanzala, İslam Devleti’ni hala kendisi gibi 300 veya 500 kişilik bir cemaat zan ediyor. Öncelikle şunu kafasının bir köşesine yazsın ki, burası bir devlettir. Biz onun anladığı gibi, bir cemaat değiliz. Burada 300 veya 500 kişi değil, milyonlarca insan yaşıyor. İhtilafın olması gayet doğaldır. Münafıkların olması gayet doğaldır. Casusların olması gayet doğaldır. Bunların hiçbirisi İslam Devleti’nin bir eksiği değildir. İslam devletlerinin hepsine bir bak! Ve bir tane devlette, senin dediğin gibi, halifesinden avamına kadar herkesin bir akidede olduğu bir devleti göster! Bu kadar ihtilaf ve mehzep, küfür diyarlarından değil, İslam diyarlarından çıkmıştır. İslam devletleri, kendi topraklarında yeşeren bu fırkaların mensuplarının bazılarını öldürmüşler, bazılarına da içtihadi farklılık deyip onlara karışmamışlardır. Ahmed bin Hanbel, İmam Şafi, Ebu Hanife, İmam Malik ve bunların takipçileri aralarındaki ihtilaflara rağmen İslam devletinde yaşamıyorlar mıydı? Eşariler, Maturidiler, Mutezileler, Kaderiyeler, Cebriyeler, Hariciler ve Mürcieler İslam devletinde yaşamıyorlar mıydı? Ebu Hanzala ve onun gibileri o dönemde yaşamış olsaydı, akide, fıkıh ve menheci ihtilaf var deyip İslam devletinden kaçıp Bizans’a mı, Perslilere mi, Romalılara mı yoksa Mukavkıs’a mı sığınırdı? Her akıl sahibi bilir ki; İslami konularda ihtilafın varlığı İslam diyarından kaçmayı veya oraya hicret etmemeyi gerektirmez. En sapık mezhepler ve sapık ilim ehli olanlar dahi böyle bir görüşü ileri sürmemişlerdir, Ebu Hanzala hariç! İslam Devleti’nde ihtilaf var diye, ne cihad iptal olur ne de hicret. Ne halife halifelikten azl olur, ne de İslam Devleti İslam devletliğinden çıkar. Ahmed bin Hanbel ve onun gibi yüzlerce selef uleması o dönemin halifesi Me’mun; Kur’an mahlûktur, dediği için İslam Devleti’ni terk etmediler. Bilakis, Ahmed bin Hanbel gelip Şam’da ribat tutuyordu. Hem de Ahmed bin Hanbel, Kur’an mahlûktur diyeni tekfir etmesine rağmen bunu yapıyordu.

Evet, ey Ebu Hanzala! Lafın fazlası ahmaklaradır. Senin İslam Devleti’ne hicret etmeni engelleyen sebepler nelerdir? Senin bu konuda selefin kimdir? Senin bugün verdiğin bu fetvanın aynısını söyleyen hangi selef âlimi vardır? İslam Devleti’nde, akidevi, menheci veya fıkhi ihtilaf olunca; hicret, cihad ve Müslümanları desteklemek iptal olur, diyen âlimin kim senin? Bilakis, İslam devleti tarihlerine baktığımızd,a en büyük zulümler, en büyük ihtilaflar, sapıklıklar, bidatler, şirkler ve haramlar çoğu zaman alıp başını gittiği halde, hangi selef alimi İslam devletinden çıkmış veya buraya hicret edilmez veya bu orduyla cihad edilmez demiştir?

Tüm bunlara rağmen, Allah’a hamd olsun ki; İslam Devleti’nin Halifesinin, şurasının, ilim ehlinin veya idarecilerinin, hatta askerlerinin ve halkının hiçbirinin akidesinde herhangi bir ihtilaf yoktur. Bu, bizim zahirde gördüğümüzdür, kalplere hükmeden ise Allah’tır. İslam Devleti net bir şekilde akidesini beyan etmekte ve herkesi bu akideye davet etmektedir. Bu akidenin hilafına davet edeni veya bu akidenin dışında başka bir akide taşıyanı tevbeye davet etmekte ve tevbe etmeyenlerin gerekli cezasını vermektedir.

Ayrıca bu söylediğin konunun aynısının, senin cemaatinde olduğunu ifade etmek isterim. Gerek Türkiye’de, gerekse de daha önce senin cemaatinde olup daha sonra İslam Devleti’ne gelen kardeşler şahitlik etmektedir ki; senin cemaatinde farklı akideye sahip birçok kişi vardır. Özellikle mahkeme konusunda, senin cemaatinde oldukları halde senin gibi düşünmeyen birçok kardeşin olduğunu bilmekteyiz. Cemaatindekileri oturt karşına ve tek tek onlara akide konularını sor! Göreceksin ki, senin akidende olmayan birçok kişi vardır.

Cemaatin yetkilileri bilmedikten sonra, cemaatin içindeki bazı bireylerin farklı akidede olmaları cemaatin problemi değildir ve cemaat bununla itham edilemez. Önemli olan, cemaatin ders, sohbet, kitap ve diğer yayınlarında ilan ettiği akidesidir. Cemaatin akidesi net ve apaçık olduğu halde, cemaatten birisi farklı bir akideye sahip olduğu halde, hala o cemaatte kalmaya devam ediyorsa bu, cemaatin değil bireyin problemidir. Aynı şekilde İslam Devleti akidesini net bir şekilde her çeşit medya araçlarıyla duyurmaktadır. Buna rağmen birileri bunu bildiği halde içimizde hala kalıyorsa, bu bizim problemimiz değildir. İslam Devleti Allah’ın şeriatini tatbik etmektedir. Kim bir küfre, şirke, bidata veya günaha bulaşırsa, İslam’a göre hak ettiği şekilde kendisine muamele edilmektedir. Hiç kimseye tolerans tanımamakta, bilakis Allah’ın dini ikame edilmektedir.

Ben sana açık bir şekilde meydan okuyorum. Şuan İslam Devleti’nde olup farklı akide beyan edenleri, şahitlerle ispatla, Allah’ın şeriatinin onlar hakkında nasıl icra edildiğini göreceksin. Daha önce farklı akidede olanların hepsi önceki bozuk inançlarından tevbe ettiler. Eğer yalancı ve iftiracı değilsen ve sözünün eri isen İslam Devleti’nin ilan ettiği akidenin zıddını söyleyenleri bize bildirirsin. Eğer böyle biri var olduğu halde, bizim haberimiz yoksa ve adam münafıklık yapıyorsa biz ne yapalım. Resulullah’ın ordusunun üçte biri münafık değil miydi? Bu Allah Resulünün hatası mıydı? Yoksa münafıkların mı hatasıydı? Bu, Allah Resulünün akidesinin net olmaması mıydı? Yoksa münafıkların nifakı mıydı?

Sen daha önce de İslam Devleti’nin akidesinin net olmadığını defalarca kez dile getirdin. Ve arkasına sığınıp hicret etmediğin ve hicrete engel olduğun en büyük delillerinden birisi de budur. Öncelikle şuana kadar, hala senin İslam Devleti’nin akidesinden cahil kaldığın bir konu varsa söyle, sana resmi kanallardan cevaplıyalım. Nitekim daha önce de biz sana defalarca kez adam gönderdik ve İslam Devleti hakkında öğrenmek istediğin her soruyu sormanı ve resmi olarak cevap verileceğini söyledik. Ama sen her seferinde hiçbir soru yollamadın veya sana gelen kardeşlere de, ben İslam Devleti ile ilgili bir şey konuşmak istemiyorum ve benim İslam Devleti’nin akidesi ve menheci konusunda öğrenmek istediğim bir şey yok, dedin. Sana çağrımızı yeniliyoruz ve diyoruz ki; eğer senin amacın İslam Devleti’nin akide ve menhecini öğrenmek ise, istediğin soruyu sor, sana resmi olarak cevap yazacağız. Ve eğer iddia ettiğin gibi, İslam Devleti’nde farklı akide ve menhecte -içtihadi konular müstesta- birileri varsa bize ismini ve delilini ulaştır. Eğer ona şeriatin hak ettiği ile muamelede bulunmadıysak o zaman bu söylediklerinde haklı olursun. Lakin eğer senin derdin, cihada çıkmamak için fasıkça oturmak ve etrafındaki insanlara bahane sunmak ise artık bizim yakamızdan düş ve artık iki de bir İslam Devleti aleyhinde yalan ve iftira atmayı bırak. Erkek ol ve Diyarbakırlı damarının tuttuğu gibi erkeklik damarların da tutsun, adam gibi bu işin arkasında yatan gerçek bahanelerini söyle! Bize iftira atıp durma!

Sen İslam Devleti’ni münafık ve fasıkların ağızlarıyla tanıyor ve onların ağızlarıyla konuşuyorsun. Zaten bunlara kulak verdiğin için kafan karışık. Kulağı fasık ve kâfirlerde olanın, düşüncesi ve sözleri de selamette olamaz. İslam Devleti’nden ya aşırılıktan, ya ircasından veya cihada tahammülsüzlüğünden ötürü kaçanları dinleyerek bizim aleyhimizde konuşuyorsun. Allah azze ve celle, sana bir fasık haber getirince onu iyice araştır yoksa bilmeden bir kavme zulmedersin, demiyor mu?

Allah’a hamd olsun biz netiz. Akidemiz ve menhecimiz safidir. Bilakis senin İslam Devleti hakkında bu iddia ettiğin akidevi karışıklığın sende olduğunu, akidenin safi ve net olmadığını, bilahare delilleriyle dile getireceğiz inşallah. Bizler iddialarımızı senin gibi çamur at izi kalsın tarzında değil, Allah’ın izniyle, senin kendi beyanatlarından bunu derleyeceğiz.

Burada zikredilenler, Ebu Hanzala’nın en son İslam Devleti aleyhinde yapmış olduğu sohbete dair verilen reddiyenin sadece bir kısmıdır. Söylediklerinin diğer kısımlarına dair reddiye gelecektir Allah’ın izniyle.

Âlemlerin Rabbine hamd olsun… (Yazı burada bitiyor.)

***

Kaynak: Telegram/Melhame – justpaste/reddiye

Yazının ikinci bölümü için tıklayınız: idhaber.net/ebu-hanzalanin-islam-devleti-ses-kaydi-2/

Ayrıca Kontrol edin

Uykuda titreme cinlerin işi mi?

Uyumaya çalışırlırken hafif kol bacak seğirmesinden dolayı “sen cinlisin” deyip, binlerce lira rukye veya tedavi …

32 Son Yorumlar

  1. bu reddiye tam olmamış. ses kayitinda halklarin aslinin kufr olduğunu soyluyor ve bu görüşde olanlari islam devletinin sozcusu bidatci harici oldugunu soyluyor. bu sozlere dair reddiyenizi rica ederim.

  2. Zubeyır ar rusi

    @Caucasian axi şoyleki; kendini islama nispet etmeyip aslını küfre (yahudilige, hristiyanliga, mecusilige, hinduluga, budizme vs) nispet edenler -adı ustunde- asli kafirdir. Ancak aslını islama nispet edipte küfür isleyenler asli islam zatı murteddir. Hicbir alim kendisine müslüman diyene asli kafir dememistir. Kufurlerinden dolayi onlara murted demislerdir. Devle bu konuyu yayınladıkları dergilerinde acikladi. Okudugumda zaten mutmain olan kalbim iyice kani oldu.

    SES KAYIDINA GELECEK OLURSAM….

    hanzalayi severim. Devleyide severim. Bu ses kaydini dinlemez olaydim. Acikcasi hanzala bana ergenlige girmeye hazirlanan oğlumu andirdi. Cevap yazisi gayet yerinde. Ama neticede iki tarafta müslüman. Allah fasiklari doğru yola iletsin ve devleye kuvvet ihsan buyursun. Konuyu cok uzatmamak lazim. Bence hanzala ozur dileyip davetine devam etmeli devlede onu hos görmeli. Sonucta koca devletsin sen uc bes kişilik cemaati olan bir gence heleki ilme yeni yeni isinmaya calisan birine daha musamahali olmalisin.
    #devletelislambakiye

  3. ahi men o konuyu iyice arastirdim benim hech bir şübhem yox elhemdulilleh. ben verilen reddiyenin tam olmadigini diyorum bu konularada dokunulmasini isterdim

    • Zubeyır ar rusi

      Axi bir delil getirki alimler kendine müslüman diyen bir musrige asli kafir desin? Göreceksin ki asli kafir degil murted diyorlar o musrige başa düştün?

  4. bence bu konunun yayılması iki tarafa da zarar verir. her ne kadar bir taraf devlet olsa da diğer tarafta türkiye de tevhid sahasında önemli bir şahsiyet, öyle 3-5 kişilik bir cemaat değildir.Ben devle nin halkların hükmü konusunda doğru görüşte olduğunu düşünüyorum fakat ebu hanzala da kendi açısından haklıdır.Onun görüşü bellidir şehid şeyh el-adnani de onun görüşünde olanlar için çağımızın haricileridir demiştir. Öyle ise islam devletini benimseyen birinin ebu hanzala nın bulunduğu mescidlerde ne işi vardır. O siz oradan uzaklaştırmadan sizlerin oradan uzak durmanız lazım.Eğer iki tarafı da seviyorsan gidip ilminden istifade edebilir sonra da çıkıp evine gidersin.İlmini beğenmiyorsan sen bir mescid kurar ve insan kazanmaya çalışırsın… İslam devletini genel olarak beğenmekle birlikte ebu hanzala nın işaret ettiği o insanların kafalarının kesilme videoları siyaseten bana göre de yanlıştı ve bugün biz rahatlıkla islam devletini sağda solda savunamıyorsak bu videoların yüzündendir. Kafir abd ve yandaşları müslümanları bombalarken bizler burada sokaklarda eylem yapamıyorsak hep o videoların sayesindedir.İnsanları kazanmak önemli olandı nefret ettirmek değil o kafa kesmelerin yerine ilk günden merhamet videoları çekilmiş olsaydı bugün r.t.e. böyle rahat sallayamazdı ve bizler heryerde id nin propagandasını yapıyor olacaktık…Sonuç olarak her iki tarafında bu konuyu uzatmaması müslümanların faydasınadır.İd deki kardeşlerin de reddiye yapmasına lüzum yoktur zaten her şey ortadadır beğenen beğenir beğenmeyen de yoluna gider…

    • Akhi allahtan kork sen ne dediginin farkindamisin? Ne demek biz bugun rahatca islam devletini savunamiyorsak bu kafa kesme videolari yuzunden ? O videolar cikmadan yillat once el-kaide doneminde el-kaideyi savunabiliyormuydun heryerde? Insanlara elkaide yada taliban diyince insanlar seni cok normal guzelmi karsiliyordu?ne zaman talibanin kafa kesme videosunu gordun ? Fakat talibanda ayni islam devleti gibi sevilmiyor,korkuluyordu.bu isin videolarla en ufak bi ilgisi yok,o videolar olmasada hersey ayni olacakti.
      Allahtan kork bu sozlerin diyalogcu akplilerin sozleridir.

      • Allah s.v.t beni müşriklerden uzak eylesin.Benim bu söylediğim kendi zannım değildir. Bizzat yaptığım müşahadeler sonucu elde ettiğim sonuçtur.İd ilk çıktığında ben polislere bile anlatabiliyordum sonra yavaş yavaş kimseye anlatamaz olduk ayrıca talibanı istesem şimdi bile savunurum soffi oldukları için savunuculuklarını yapmıyorum.İd nin yaptığı bir tercihtir kısa vade de kazandırdı ama uzun vade de bence zarar ettirdi.Bunun için id haram bir yol izledi demiyorum.Bir ictihad yaptı ve o yolu izledi ama yolun hatalı olduğu çok açıktır…

  5. Mürted; İslam’ı sabit olduktan sonra bir kimsenin şeriatın küfür dediği inanç, söz veya fiillerinden birini işleyerek dinden dönüp kâfir olmasına verilen ıstılahın adıdır.

    İçinizden dininden dönüp kâfir olarak ölen olursa, bunların işleri dünya ve ahirette boşa gitmiş olur. İşte cehennemlikler onlardır, onlar orada temellidirler. (Bakara 217)
    Bu ıstılah, asıl itibariyle İslam’ı sabit olduktan sonra İslam dininden çıkanlara kullanılır.
    İslam âlimleri bu kavramı, kendisini İslam’a nispet ettikten sonra küfür işleyenlere de kullanmışlardır. Örneğin ibni teymiyye (rehimehullah) kendisine sorulan bir soruda bu kavramı Nusayrilere kullanmıştır.
    İbni teymiyye’ye (rehimehullah);
    Nusayri mezhebine tabi olan ve daha sonra üzerinde birleştikleri onların bir kısmının ilah, bir kısmının peygamber ve diğer bir kısmının ise mehdi olduğunu iddia ettiği, insanları buna secdeyi emrettiği ve bu şekilde küfürlerini ilan edip, sahabelere söven ve imamın itaatinden çıkıp savaşmak isteyen bir taife hakkında onlarla savaşmak vacip midir? Zürriyetleri ve malları ganimet alınır mı? Diye soruldu.
    Şeyhul İslam şu şekilde cevap verdi:
    Allah’a hamd olsun. Onlara güç yetirilene ve İslam şeraitine teslim olana kadar savaşmak vaciptir. Çünkü Nusayriler bu bahsettikleri deccala tabi olmadan bile insanların en kâfirleridirler. Bu deccala tabi olduktan sonrasını sen hesap et. Riddet açısından insanların en pis mürtedleridirler. Onlardan savaşanlar öldürülür ve malları ganimet alınır…. Nusayriler, kendi hallerini gizlemezler. Bilakis onlar bütün insanlar tarafından halleri bilinmektedir. Beş vakit namaz kılmaz, ramazan orucunu tutmaz, hacca gitmez, zekât vermez ve bunların farz olduğuna da inanmazlar. Aynı zamanda içkiyi ve diğer haramları helal sayar ve Ali r.a ilah olarak görürler. (Mecmuul fetava clt:28 sh:553-554)
    Görüldüğü gibi İbn-i Teymiyye (rehimehullah) nusayrilerin saymış olduğu bu küfürlerine rağmen onlara asli kâfir dememiş bilakis bunları mürtedlerden saymıştır.
    Aynı zamanda bu kavram, İslam âlimleri tarafından mürtedlerin çocuklarına ve onların torunları da kullanılmıştır.
    “Hanefi ve şafilere göre; Anne babasının Müslümanlığında hamile olan veya her ikisinden birinin Müslüman olduğu sırada hamile olan çocuk da Müslümandır. Çünkü anne babası daha sonra mürted olsa bile hamileliğin başlangıcı Müslüman oldukları dönemine denk gelmiştir.
    Ancak her kim anne babası mürted olduktan sonra annesi ona hamile kalır ve doğar ise işte orada ihtilaf vardır. Hanefiler, Malikiler, Hanbelîlerde esas olan görüşe ve Şafilerden de zahir olan görüşe göre anne babasına tabi olarak mürted hükmü alır. Buluğ çağına geldiği zaman tövbeye çağrılır.
    Hanbelîlerden ve Şafilerden bir görüşe göre ise asli kâfir olarak ikrar edilir ve cizye alınır. ” (El-Mevsuat el-Fikhiyye El-Kuveytiyye clt.22 Sh.198)
    Bu nakilden de anlaşıldığı gibi dört mezhep İmamı bu kavramı mürtedlerin çocuklarına da kullanmışlardır. Buluğ çağına geldikleri zaman tövbeye çağırılacağını bunu kabul etmeyenlerin mürtedin cezasıyla cezalandırılacağını beyan etmişlerdir.
    Görüldüğü gibi hiç İslam’a girmediği halde sırf anne babası mürted olduğu için mezhep imamları çocuğa da bu ismi vermiş ve tövbe etmemesi halinde mürtedin cezasıyla cezalandırılacağını söylemişlerdir.
    Bu konuda İmam Gazali şunları söyler:
    Dedi ki: ” Mürted hak dine iltizam ettikten sonra sonra ondan çıkan mürteddir ve inkârcıdır. İşte bunlar hak dine hiç iltizam etmediler.(Kendini İslam’a nispet eden sapık ve zındık taifelerden bahsediyor.) bilakis onlar bu akide üzere doğdular. O zaman asli kâfirliğe ulaşırlar mı?
    Deriz ki dinlerini tamamen terk edip ondan sıyrılanların durumu açıktır.
    Ancak bu batıl akide üzere doğan ve bu batılı babalarından işitenler mürtedlerin çocuklarıdır. Onların babaları ve babalarının babaları bu dinden çıkmış oldukları ve ayrıldıklarını farz etmeliyiz. O akide hiç şüphe yok ki bir kitaba ve nebiye dayanmıyor Yahudi ve Hıristiyanlar gibi. Bilakis o sapık ve zındık bazı fırkaların yakın zamanda bulaştıkları küfürlere ulaşmıştır. Zındığın hükmü de aynı şekildedir.
    Mürtedin hükmünün aslı noktasında şüphesiz hiçbir sorun yoktur. İçtihda şu noktada kalmıştır ki mürtedlerin çocuklarının hükmü nedir? Onlar hakkında denildi ki onlar riddet hükmünde tıpkı zimmet ehli kâfirlerin ve savaşılan kâfirlerin çocukları gibi anne babalarına tabi olurlar. Buluğa ulaştıkları zaman onlardan İslam talep edilir. Yoksa öldürülürler. Onlardan cizyeye razı olunmaz cariye alınmaz.
    Denildi ki başka bir görüşte onlar asli kâfirlerdir. Küfür üzere doğdu iseler ve babalarının küfür izleri üzere yürüdü iseler onlardan cizye alınır ve cariye edinilir. ” (Fedaihu El-Batiniyye clt.1 Sh.156)
    Burada açıkça görüldüğü gibi uzun senelerdir babaları mürted olan rafizi kâfirlerin çocukları bir kısım ulemaya göre babalarına tabi olarak tıpkı yahudinin oğlunun yahudi hükmü alıp ona göre muamele edilmesi gibi ona da mürted hükmü verilir.
    Bu konunun fazla uzamaması için mevcut olan başka nakilleri burada zikretmiyor ve bu kadar nakille iktifa ediyoruz.
    İşte bu konuda iki nokta özellikle mulahaza edilmelidir.
    Birincisi, bu mesele içtihadi konulardandır.
    İkincisi, bir şey içtihad ise umumu ilgilendiren konularda halifenin içtihadı insanların içtihadının önündedir.
    Dolayısı ile rafizilere veya başka küfür taifelerine mürted ismi vermenin adı mürcielik veya akidesizlik değildir. Aynı zamanda bu kâfir taifelerin asli kâfir olduğu görüşünü benimsemek de haricilik değildir. Ancak bu görüşü aldıktan sonra bu görüşe muhalefet edenleri kâfir diye isimlendirmek ise işte o hariciliğin başladığı yerdir.
    Demek ki mürted kavramı ilk ve genel olarak bilinen anlamından farklı olarak da İslam âlimleri tarafından kullanılmıştır. Ulemanın kitaplarına göz atıldığında görülecektir ki İslam âlimleri, kendisini İslam’a nispet edip küfür ameli işleyen taifelere bu kavramı kullanmışlardır.
    Ancak bu ıstılah bazı haricilerin son dönemde kendi bidatlarını bazı müslümanların avamından ilim ehli olmayan cahillere süslemeleri için güzel bir kılıf haline gelmiştir. Özellikle bu ıstılahın manasını anlamayan müslümanlara bu ıstılahtan yola çıkarak bazı meseleleri bidat ehli insanların zihinlerini de karıştırmıştır.
    Özellikle İslam devletinin hariciler hakkında hazırlamış olduğu video da yakalanmış bazı kimselerin özellikle üzerinde durdukları konulardan biri de bu mürted ıstılahıdır. Orada müslümanların halifesi Ebu Bekir Bağdadi’nin rafizilere mürted hükmü verdiğini ve rafizilerin şirkleri sebebi ile hiçbir zaman bu dine girmediklerini ve bu yüzden mürted olarak isimlendirilemeyeceklerini ifade ediyorlar.
    Tabi buraya kadar masum bir fikir gibi görülen bu sözler, haricilerin önceden beri süre gelen ahlakları gereği Allah’ın ve resulünün asıl demediğine asıl diyerek bu nazari ve içtihadi meseleyi akide meselesi haline getirmişler ve müslümanların yöneticilerini ve müslümanları haksız yere tekfir etmeye kadar götürmüştür. Oysaki anlamadıkları ve cahil oldukları yer mürted ıstılahının keyfiyetinden var olan ihtilafın çok eski bir ihtilaf olduğunu bilmemeleridir.
    Bu gibi Müslümanların genelini ilgilendiren içtihadi konularda, halifenin içtihadına tabi olunur ve ona muhalefet edilmez. Ancak Allah dilediğini azdırdı ve dilediğini hidayet etti. Çünkü o dilediğini yapan ve yaptığından sorgulanmayandır.

  6. Bu “arapların cihadı” gecen ses kayidini nerde bulabilirim ?

  7. EBU HANZALANIN ÇIKMAZLARI:

    1-DOĞU KARIŞIP, KAFİRLER İSLAMİ GÖRNÜMÜLÜ KİMSELERE SALDIRMAYA BAŞLAYINCA HANZALA: MÜSLÜMANLAR İSLAMİ GÖRÜNÜMLÜ KİMSELERE SALDIRIRSA BİZDE ONLARIN YANINDA YER ALIRIZ DEMİŞTİ.

    ANCAK MESELE İSLAMDEVLETİNE GELİNCE HER NEDENSE BU FÖKRÜ DEĞİŞTİ. BÜTÜN DÜNYA SADECE ŞERİATI TATBİK ETME, MÜDAFA ETME, HİLAFETİ İKAME ETME SEBEBİYLE İSLAM DEVLETİNE SALDIRIRKEN HANZALA: İSLAM DEVLETİNE GİDİLMEZ, YARDIM EDİLMEZ DEDİ.

    NE GARİPTİR: BİR TARAFTA KENDİLERİNE MÜSLÜMAN BİLE DEMEDİĞİ KİMSELERE, İSLAMİ GÖRÜNÜMLERİNDEN ÖTÜRÜ SALDIRILDIĞI ZAMAN SAVUNULMASI, ONLARIN YANINDA YER ALINMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLERKEN BİR TARAFTANDA: HER ŞEYİYLE İSLAM OLAN, İSLAM ŞERİATINI İKAME EDEN, CİHAD EDEN YANİ HER ŞEYLERİYLE MÜSLÜMAN OLAN KİMSELERE SALDIRILDIĞI ZAMAN BEN ORADA YOKUM DİYORUM BU NE BİÇİM BİR ÇELİŞKİDİR!!!

    2-HENÜZ HİLAFET KURULMADAN ÖNCE: YETERKİ BİR HALİFE ÇIKSIN HATTA MÜRCİE DAHİ OLSUN FARR ETMEZ İLK ÖNCE BEN BEYAT EDECEĞİM DİYE YEMİN EDERKEN MAALESEF HİLAFET İLAN EDİLDİKTEN SONRA BEN BU HİLAFETİ KABUL ETMİYORUM DİYENDE KENDİSİ OLDU. ANCAK HANGİ YÖNLERDEN YAHUT NEDEN HİLAFETİ KABUL ETMEDİĞİNİ DİĞER BİRÇOKLARI GİBİ BİR TÜRLÜ AÇIKLAYAMADI.

    3-İSLAM HİLAFETİ İLAN EDİLMEDEN ÖNCE KENDİSİ: CİHADA GİTMEK VACİP DERKEN HER NEDENSE KENDİSİNE SURİYEDE BİR AYRICALIK VERİLMEDİĞİ İÇİN CİHAD KATILMAK FİTNE, KAOS, ARAPLARIN CİHADI OLDU. ACABA: YENİ BİR VAHİY Mİ GELDİ! DEĞİŞEN NE OLDU ACABA?

    4-ONLARCA BELKİ YÜZLERCE KONUDA FARKLI DÜŞÜNEN ŞAHSİYETLERDEN KONU AÇILINCA: ÖRNEĞİN: AHMET TOPAL HOCA (ALLAH KENDİİSNE RAHMET ETSİN) ABİMİZDİR, HOCAMIZDIR VS MEDHİYELER TERENNÜM EDERKEN HER NEDENSE ARALARINDA AKİDE OLARAK BELKİ 1 BELKİDE 2 İCTİHADİ KONUDA AYRILIĞA DÜŞTÜĞÜ KONU İSLAM DEVLETİ OLDU MU:: BİZ ONLARDAN DEĞİLİZ, DÜŞSÜNLER BİZİM YAKAMIZDAN DİYENDE KENDİSİDİR. NASIL OLUYOR DA ONLARCA KONUDA AYRI VE FARKLI DÜŞÜNDÜĞÜN AHMET TOPAL HOCA GİBİ BİRİSİNE MEDHİYELER DÜZERKEN HEMEN HEMEN HER KONUDA AYNI DÜŞÜNDÜĞÜ KOCAMAN İSLAM DEVLETİNE SALDIRIYORSUN!

    5- SENİN KÜÇÜCÜK CEMAATİNİN İÇERİSİNDE SENİN KORKUNDAN SES ÇIKARMAYARAK SENDEN FARKLI DÜŞÜNDÜĞÜNÜ BELLİ ETMEYENLER VARKEN, SEN 8-9 MİLYON NÜFÜSÜ OLAN, 70 DÜVELER, 70 CEPHEDE SAVAŞAN BİR TOPLULUKTAN BİR SES ÇIKMASINI BİR AKİDEVİ GÖRÜŞ OLMASININ GEREKLİĞİNDEN BAHSEDİYORSUN.

    6- TARİH BOYUNCA BELKİDE AKİDESİNİ EN NET BİR ŞEKİLDE ORTAYA KOYAN, BROŞÜR, KİTAP, SES KAYDI VS ARAÇLARLA AKİDESİNİN HER KONUDA AÇIKLAYAN İSLMA DEVLETİNİ: AKİDESİ BELLİ DEĞİL DİYEREK ELEŞTİRENDE SENSİN…

    7-İSLAM DEVLETİ SADECE SENDE VAR OLAN: KENDİSİNİ İSLAMA NİSBET EDENLERİ ASLİ KAFİRLER GÖRMEN KONUSUNDA: BU GÖRÜŞ HARİCİLERİN GÖRÜŞÜDÜR DEMİŞKEN. SEN BUNU ABARTIP: BENİ TEKFİR ETTİLER, TEHDİT ETTİLER, BİZE SALDIRDILAR DEYİP, SENDEN AYRILAN YÜZLERCE KİŞİYE OLAN KİN VE KIZGINLIĞINI İSLAM DEVLETİNDEN ÇIKARMAYA KALKTIN. OYSA İSLAM DEVLETİ HARİCİLERİ MÜSLÜMAN OLARAK GÖRÜR. ANCAK SENİ BU KONUYU ÖYLE BÜYÜTTÜN VE ÖYLE ADALETSİZ SÖZLER SÖYLEDİN Kİ, SENİN KONUŞMANI DİNLEYEN KİMSELER İSLAM DEVLETİNİN SENİN HAKKINDA SÖYLEMEDİK SÖZ BIRAKMADIĞINI ZANNEDER.

    8-MEDYA GÜCÜN, YANINDA TAĞUTUN DESTEĞİ OLDUĞU İÇİN: SESİN ÇOK ÇIKIYOR. ANCAK ŞUNU BİLESİN: ASLANIN OLMADIĞI YERDE TİLKİ ABDURRAHMAN ÇELEBİ KESİLİRMİŞ…

    ALLAH BİZLERİ VE SİZLERİ ISLAH ETSİN…

    EBU MÜHENNED EL-BETTAR…

  8. Organlariyla uzaktan yakından ilgisi yoktur

  9. Peki sonuç ne ?
    Biri kısa ve net söylesin gardaş
    Cok okuyamiyok biz
    Islam Devleti Ebu Hanzala’ya ne deyor
    Devlet ne derse biz ona uyarık ağalar…

    ALLAH DEVLETİ BAKİ KILSIN

    DEVLET BAKİYA BİİZNİLLAH

  10. EBU-'L FİDA EL-MÜDAFİ'

    MUVAHHİD MÜSLÜMANLAR, EBU HANZALA CEMAATİNE KARŞI NİÇİN TAVIR ALMALILAR?

    BİSMİLLAH…

    TAVIR RABBİMİZİN BİR EMRİDİR, MÜMİN TAVIR TAKINARAK MÜNKERE MÜDAHALE ETMİŞ OLUR. MÜNKERE MÜDAHALE ETMEK MÜMİNİN EN BARİZ VASIFLARINDANDIR. MÜNKERE KARŞI ÇIKMAMAK, MÜNKER KARŞISINDA SESSİZ KALMAK MÜNAFIĞIN VASFIDIR. DOLAIYISIYLA ŞU GÜNÜMÜZE KADAR EBU HANZALA VE CEMAATİNİN KISACA AŞAĞIDA ZİKREDECEĞİM SEBEPLERDEN ÖTÜRÜ MÜMİNLER KISMİ OLARAK TAVIR TAKINMAK ZORUNDADIR:

    1-CİHAD VE CİHAD EHLİNE YARDIM ETMEMELERİ,

    2-CİHAD ALANLARINI KAOS, KARIŞIK VB İSİMLERLE İSİMLENDİRMELERİ.

    3-EBU HANZALA HOCANIN CİHAD’A, ARAPLARIN CİHADI DEMESİ.

    4- CİHAD EHLİNE ADALETSİZCE SALDIRMALARI, FERTLERİN BİR TAKIM SÖZLERİ İLE CİHAD EHLİNE “BİZDEN UZAK DURUN, BİZİM MESCİDLERİME GELMEYİN” DEMELERİ.

    5-DAHA ÖNCE HİLAFET HUSUSUNDA EBU HANZALA HOCANI’NIN HALİFE DE ARANAN ŞARTLARI FAZLASIYLA TAŞIMASINA RAĞMEN, HİLAFETİ KABUL ETMEMESİ, BEYAT ETMEK ZORUNDA DEĞİLİM DEYİP HİÇBİR ŞER-İ GEREKÇE GÖSTEREMEMESİ. KEŞKE MÜRCİE BİR HALİFE OLSA DA İLK ÖNCE BEN BEYAT ETSEM DEMESİNE RAĞMEN KARŞIT ANLAŞILMAZ BİR ŞEKİLDE SÖZLER SARF ETMESİ.

    6-ŞER-İ NASLAR MÜMİNLERE YARDIM ETMEYİ, MEŞRU GÖRMEYİ, ONLARI KORUMAYI GEREKTİRİRKEN AKSİNE HAREKET ETMELERİ. İHTİLAFLI VE İCTİHADİ KÜÇÜK MESELELERDE FARKLI DÜŞÜNÜLEBİLCEĞİNİ BİLMESİNE RAĞMEN SANKİ ÇOK BÜYÜK FARKLAR VARMIŞCASINA HAREKET ETMESİ.

    7-DAVALARINI KORUMA ADINA BİRÇOK NASSIN GEREĞİNİN YERİNE GETİRMEMELERİ VE CİHADA GİDECEKLERE ENGEL OLMALARI.

    8-DAVETİ, CİHADIN ÖNÜNE GEÇİRMELERİ.

    9- KENDİ CEMAATLERİNİN BEKASI İÇİN ÜMMETE YARDIM ETMEMELERİ, BİLAKİS “ÜMMETE DÜŞÜN YAKAMIZDAN”, “UZAK DURUN BİZDEN” GİBİ SÖZLER SARF ETMELERİ.

    10-HANZA HOCANIN KİBRİ, “SİZE TEVHİDİ BEN ÖĞRETTİM” GİBİ, SÖZLERİNE BİNAEN, BU ÜMMET TEVHİDİ ADEM A.S İLE ÖĞRENDİĞİNİN HANZALAYA VE CEMAATİNE GÖSTERİLMESİ.

    11-HİÇ HAK ETMEDİKLERİ HALDE, ÇOK BASİT GEREKÇELERLE, ŞER-İ BİR DAYANAĞI OLMADAN MÜMİNLERİ CEMAATLERİNDEN ATMALARI.

    12-KENDİLERİNİN DIŞINDAKİ MÜSLÜMANLARI “HAKSIZ”, “GÜZEL MÜSLÜMAN DEĞİL”, “MEŞRULAŞTIRMA” GİBİ SÖZLERLE ELEŞTİRMELERİ. KENDİLERİNİN DIŞINDA HERKESİN AKİDESİNİ BOZUK GÖRME. BİDAT EHLİ GÖRMELERİ.

    13- NASİHAT VE ELEŞTİRİYE TAHAMMÜL EDEMEMELERİ.

    14-KAFİRLERE YAPMADIKLARI, YAPAMADIKLARI ŞEYLERİ MÜMİNLERE YAPMALARI. DEĞERLİ MÜMİNLERİN EVLERİNE GECE YARILARI GİDİP GÖZ DAĞI VERMEYE KALKMA, EDEPSİZCE, İSLAM AHLAKINA UYMAYAN İŞLER İÇERİSİNE GİRMELERİ.

    15-CEMAAT KADINLARININ BAZILARININ DİĞER MUVAHHİDE KADINLARIN YANLARINDA YÜZLERİNİ AÇMAMALARI.

    16-KENDİLERİNE ELEŞTİR VEYA NASİHATTE BULUNAN MÜMİN KARDEŞLERE AMBARGO UYGULAYIP, HİÇBİR ŞEKİLDE CEMAAT FERTLERİNİN GÖRÜŞTÜRÜLMEMESİ. KAFİRLERE YAPMADIKLARI MUAMELELERİ MUVAHHİD MÜSLÜMANLARA YAPMALARI.

    17- BÜTÜN HALKLARI ASLİ MÜŞRİK GÖRMELERİ, BUNA DAİR HİÇBİR DELİL SUNMAMALARI. BU KONUDA KENDİLERİNE SİZİN GİBİ BU GÖRÜŞE SAHİP OLAN HANGİ ALİM VAR? DENİLİNCE HİÇBİR CEVAP VERMEMELERİ. İSLAM TARİHİ BOYUNDA HİÇBİR ALİM BU GÖRÜŞE VE BU SÖZE SAHİP OLMAMIŞTIR.

    18-CEMAATİN İSTEKLERİNİN KOCANIN İSTEKLERİNDEN ÖNCE GELMESİ GÖRÜŞÜ. BU HUSUSTA HİÇBİR AYRINTIYA GİRİLMEMESİ.

    19- BÜTÜN MUVAHHİD MÜSLÜMANLAR, EBU HANZALA HOCA GİBİ DÜŞÜNMEK ZORUNDADIR YOKSA KABUL EDİLMEZ, BİDAT EHLİ KİMSELER OLARAK GÖRÜLMELERİ.

    20-CEMAAT FERTLERİNİN BAZILARININ MUVAHHİD MÜSLÜMANLAR ARKASINDA NAMAZ KILMAMALARI BİDATİ.

    21-EBU HANZALA HOCANIN, BİR TAKIM KİŞİLERİN SÖZLERİNDEN YOLA ÇIKARAK, ONLARIN SÖZLERİNİ ABARTARAK VE ÇARPITARAK 10 MİLYON CİVARINDA MÜMİNLERİ YÜZ ÜSTÜ BIRAKMASI.

    22- 70 KAFİR DEVLET MÜMİNLERE SALDIRIRKEN, MÜMİNİN ÜZERİNE DÜŞEN ONLARI KORUMAK, GÖZETMEK, YARDIM ETMEK, MÜDAFAA ETMEK YAHUT EN AZINDAN SESSİZ KALIP DUA ETMEK OLMASI GEREKİRKEN BİLAKİS SALDIRI VE HAKSIZCA İTHAMLARDA BULUNMAK.

    23-KOBANİ OLAYLARINDA, GÖRÜNÜŞLERİ İSLAMİ OLDUĞU İÇİN SALDIRIYA UĞRAYANLARA YARDIM EDİLEBİLİR DERKEN, SURİYE VE IRAK GİBİ DİYARLARDA ZULMÜN ALTINDA İNLEYEN MÜMİNLERE YARDIM ETMENİN GEREKLİLİĞİNDEN HİÇ BAHSETMEMESİ.

    24-CİHADIN FARZI AYIN OLDUĞUNU KAÇ KERE SÖYLEMESİNE RAĞMEN HER ZAMAN CİHADA ENGEL OLMASI YAHUT CİHAD EHLİNİN HAKSIZCA VE KELİMELERİ ÇARPITARAK SALDIRMASI.

    25-EBU HANZALANIN BİRÇOK ÖĞRENCİSİ CİHAD ALANLARINA GİTTİĞİNDE EL ÜSTÜNDE TUTULMASI, EMİRLİK YAHUT ŞER-İLİK GÖREVİ VERİLMESİNE RAĞMEN SIRF ORALARI KÖTÜLEMEK İÇİN “BİZİM GİBİLERİ ÖLDÜRÜYORLAR” GİBİ, SÖZLERLE HAKSIZCA MÜMİNLERİ TÖHMET ALTINDA BIRAKMASI.

    26-“TOPLUMLARIN ASLI KAFİRDİR DİYENLERE CİHAD EHLİNİN: BU HARİCİ GÖRÜŞÜDÜR” DEMESİNİ ÇARPITARAK: “BİZLERE KAFİR DİYORLAR, BİZLERİN CANLARINI VE MALLARINI HELAL GÖRÜYORLAR” DEYİP ÇARPITMASI. OYSA CİHAD EHLİ TERCİH ETTİKLERİ VE ŞER-İ OLARAKDA TERCİH EDİLEN GÖRÜŞLERE GÖRE CİHAD EHLİ HARİCİLERE: MÜSLÜMANLAR DEMEKTEDİR. BUNUN EN BÜYÜK DELİLİ: HARİCİ DİYE İNFAZ ETTİKLERİNİN CENAZE NAMAZLARIIN KILMALARI VE MÜSLÜMAN MEZARLIĞINA GÖMMELERİDİR.

    27- CİHAD EHLİ MÜSLÜMANLAR, HİÇBİR ZAMAN FARKLI DÜŞÜNEN-İSLAM SINIRLARI DAHLİNDE OLDUKLARI SÜRECE- KİMSEYİ ÖLDÜRMEMESİNE, CEZA VERMEMESİNE RAĞMEN BU KONUYU HANZALA HOCANIN ÇARPITMASI.

    28- CEMAATİN KENDİLERİNİ DİĞER MUVAHHİD MÜSLÜMANLARDAN ÜSTÜN GÖRMELERİ, BİR TAKIM ADABİ VE AHLAKİ DURUMLARA RİAYET ETMEMELERİ. ÖRNEĞİN: İNFAK HUSUSUNDA DİĞER MUVAHHİD MÜSLÜMANLARIN RİAYET ETTİKLERİ HUSUSLARA RİAYET ETMEMELERİ.

    29-CEMAATİN: AYNI BİR TASAVVUF CEMAATİNE DÖNÜŞMESİ, KALIPLAŞMIŞ BİR ANLAYIŞA SAHİP OLMALARI.İTİRAZ EDENİN CEMAATTEN ATILMASI, ELEŞTİRİYE VE NASİHATE CEMAAT İÇERİSİNDE KAPALI OLUNMASI.

    30- HANZALA HOCA YA NASİHAT EDECEK KİMSENİN BULUNMAMASI, NASİHAT EDİLMEMESİ, HATA ETTİĞİNDE ALLAH İÇİN UYARILMAMASI. UYARILAMAMASI…

    GİBİ SEBEPLERDEN ÖTÜRÜ MUVAHHİD MÜMİNLER ALLAH İÇİN ONLARI SEVDİĞİ İÇİN, ALLAH İÇİN BİR NASİHATTE BULUNMAK, MÜMİNLERİB BERABERLİK VE BİRLİKLERİ SAĞLAMAK İÇİN MÜMİN KARDEŞLERİNE KARŞI TAVIR ALMALARI GEREKİR…

    ALLAH BİZLERE VE HANZALA KARDEŞİN CEMAATİNE HİDAYET ETSİN, AYAKLARIMIZI İSLAM ÜZERE SABİT KILSIN, HAKKI HAK VE BATILI DA BATIL GÖSTERSİN…

    ALLAHÜMME AMİN..

    EBU-‘L FİDA EL-MÜDAFİ’

  11. VALLAHİ ÇOK GÜZEL TESPİTLER, KARDEŞİN KALEMİNE SAĞLIK GÜÇLÜ BİR KALEM….

    • Bizim için şahıslar önemli değil bizim bir devletimiz var islam devleti ALLAH müslümanların arasındaki hilafi gidersin ebu hanzala hocayı severdim yinede seviyorum ALLAH için InsaAllah islam devletine olan bazı sözlerinden ve devleyi seven kardeşlerden özür diler özür dilemekte bir erdemdir Ne diyim akhiler fazla dilimizi sivri lestirmeyelim dua edelim ALLAH BIZI ATEŞ KENARINDAN KURTARDI VE KARDES KILDI ALLAHIM SEN BIZE YARDIM ET ARAMIZDAKI HILAFI GIDER KATINDAN BIR YARDIM LA ALLAHUMME AMIN

  12. Ebu hanzala yı Allah için çok severdim.diyorki akideleri belli değil daha dün üvüyordun şimdi akidelerini eleştiriyor. Konuşması nefsani bi konuşma olmuş hiç yakıştıramadım. Örnek. Aldığımız bi hocaydı. İki üç genç ile anlaşamadı diye islam devletine bu denli ağır laflar etmesi hoş karşılanacak bişey değil. İslam devletinin bu resmi aciklamayı yapması en doğal hakları ve yerinde bi açıklama. Cemaatte kilerde nefsini kenara bırakıp vicdanlı bi şekilde düşünmeli. Bizim akide miz elhamdülillah açık ve nettir.tüm dünyaya karşı kafir olanlara karşı şerefli ve izzetli dır ve her defasında kafirleri hezimete uğratıyor biiznillah islam devleti.Ebu hanzala farkında değil belki ama bu son konuşmaları sadece fitne çıkardı yakışmadı ona.Ebu hanzala ha var ha yok bizim için bişey değişmez kendilerine yazık etti.islam devleti yıkılmayacak biiznillah.Allah Halifemizi şeyh bağdadi el kureysiyi korusun .

  13. Devletin olduğu yerde: cemaatler asla olmaz. Halifenin olduğu yerde emri ve liderlerde olmaz…Ebu Hanzala ve diğer bütün Müslümanlara duyurulur….

  14. Su adama tutdunuz muslumanlarin basina hoca yaptiniz.Allah sahid onda ilim yok kimin dizinin dibine çökmüş ilim almak için Adamda arabca bileyok.birak bunları Ahlak bileyok onda.adam kibirden geçilmiyor kendisinde makam sevdasi var obek lediki devle gelsin ona birtakım şeyleri teklif etsin sen kimsin be adam kendini ne zannediyon senin gibi lerine devlenin ihtiyacı yok sen zaten devlenin gündeminde bile deyilsin.senin ekomanyan sadece senin psirdigin Cemaatin de bulunan üç beş capulcunu üzerinde geçerlidir.

  15. Çok üzücü Rabbim hakka meylettirsin…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis
Yerli Filmler