//
Ana Sayfa / İSLAMİ KONULAR - MAKALELER / Kuşatma ve sabır ekseninde düşünmek

Kuşatma ve sabır ekseninde düşünmek

Justpaste’de; Irak ve Suriye’deki kuşatmalar, Hadislerdeki müjdeler, çeşitli analizler, zor günlerde birlik olmanın ve ümmet şuurunun önemini içeren bir yazı yayınlandı.

İlgili yazıda değinilen bazı noktalar dikkatlerden kaçmadı.

İşte o yazı:

İslam ümmetinin şu zor günlerinde, kâfirlerin müminleri kuşattığı şu zor dönemde Allah Resulü’nün müjdesine o kadar muhtaç ki bu ümmet…

Sıkıntı ve kuşatma altında olan İslam ümmetine Allah Resulü (s.a.v) şu müjdeyi Cabir bin Abdullah’ın diliyle veriyor. Hadis Cabir bin Abdullah’ın (r.a) anlatımıyla aktarılmış ancak bilindiği gibi sahabenin kafasından, kendi görüş ve fikirleri doğrultusunda söyleyemeyeceği bir rivayet olduğu için merfu hümündedir yani Resulullah’ın (s.a.v) söylemiş olduğu bir hadis hükmündedir.

Ebu Nazre’den; Dedi ki: Cabir bin Abdullah’ın yanında oturuyorduk. Bu arada Cabir: “İleride Irak ehline ne bir ölçü, ne de bir dirhem götürülemeyecek.” dedi. Biz: “Bu engelleme nereden olacak?” dedik. Cabir: “Acem tarafından; onlar bunu engelleyecektir.” dedi. Sonra şöyle dedi: “İleride Şam ehli için de ne bir dinar, ne de bir ölçek götürebilecek.” dedi. Biz: “Bu engelleme nereden olacak?” dedik. Cabir: “Rum tarafından engelleme olacak.” dedi. Sonra da biraz sustu.

Sonra şöyle dedi: Allah Resulü (s.a.v) buyurdu ki: “Ümmetimin sonunda bir halife olacak, o malı saymadan serpercesine dağıtacaktır.”

Bu hadisi nakleden Cerir diyor ki: “Ben Ebu Nazre ve Ebu’l-Alâ’ya: “Acaba o halifenin Ömer bin Abdulaziz mi olduğunu düşünüyorsunuz?” dedim. Onların her ikisi de: “Hayır.” dediler. Ayrıca İbn’ül-Müsenna, Abdulvahhab’tan, o da Cerir’den aynı senetle bu hadisin benzerini nakletmiştir.”

Mehdinin çıkış alametlerinden birisi de, ahir zamanda olacak olaylardan bir tanesidir ki, o da Irak ve Şam’da kuşatma/ambargo olacaktır.

İşte bu vuku bulmuştur. Irak ambargoya maruz kalmış ve savaş açılmıştır. Kafirler Irak’a saldırmış ve işini bitirmiş daha sonra da mecusilere Irak’ı teslim etmişlerdir.

İşte bu zamandan sonrası Peygamber Efendimiz (s.a.v) haber vermiş olduğu vakitlerdir.

Hadiste görüldüğü gibi: ilk önce Irak’ın ambargoya tabi tutulmasından bahsediliyor. Nitekim bu ümmet, kâfirler tarafından Irak’ın ambargoya tabii tutulduğunu görmüştür.

Irak ambargosu, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından Irak ulusuna yönelik uygulanan ekonomik ve ticarî yaptırımların toplamıdır. Irak’ın Kuveyt’i işgal etmesinden dört gün sonra 6 Ağustos 1990 tarihinde yürürlüğe konan yaptırımlar Körfez Savaşı boyunca sürmüş, 22 Mayıs 2003 günü Irak Savaşının ardından ülkenin işgal edilip Saddam Hüseyin rejiminin devrilmesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.

Ambargonun açıklanan temel amacı Kuveyt’i işgal eden Irak Silahlı Kuvvetlerinin bu ülkeden çekilmesi olsa da, sonradan Kuveyt hükümetinin talebi gereğince savaş tazminatının ödenmesi ve varolduğu iddia edilen kitlesel imha silahlarının tasfiye edilmesini sağlamak için tehdit unsuru olarak kullanılmıştır.

İlk başta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 661 numaralı kararı uyarınca ekonomik yaptırımlar uygulamaya konmuştur. Savaşın sona ermesinin ardından yaptırımlar yürürlükte kalmış ve bu kez de 687 numaralı karar ile Irak’da varolduğu iddia edilen kitlesel imha silahlarının tasfiye edilmesiyle ilişkilendirilmiştir.

Ambargoya göre ülkeye sadece ilaç ve acil durumlarda gıda sokulmasına izin veriliyordu. İnsanlık tarihindeki belki de en sıkı ve acımasız yaptırım olarak tanımlanan ambargo Irak halkını derinden etkileyecek, çocuk ve bebek ölümleri ciddi şekilde artarken korkunç bir yoksulluk başlayacaktır. Özellikle çocuk ve bebek ölümleri Irak’daki iki Birleşmiş Milletler temsilcisinin istifa etmesine neden olacak boyutlarda olmuştur.

Ambargo sebebiyle yaşanan can kayıplarına dair veriler çok değişkendir. Sayılar yaklaşımlara, kapsanan döneme göre değişmekte ve kesin bir sonuca götürmemektedir.

Bazı kaynaklara göre kayıplar aşağıdaki şekilde olmuştur:

– 170.000 çocuk…

20 Ocak 2003 tarihli Carl Conetta imzalı Project on Defense Alternatives araştırmasına göre.

-350.000 üzerinde çocuk…

9 Ekim 2001 tarihli Chris Suellentrop makalesine göre.

-345.000-530.000…

Columbia Üniversitesi öğretim üyesi Richard Garfield’ın 1990-2002 yıllarını kapsayan araştırmasına göre.

-1.500.000…

Irak hükümetine göre.

-1.500.000 (750.000’i çocuk)…

ABD eski başsavcısı Ramsey Clark’a göre.

UNICEF ise kesin sayı vermeden durumun ciddiyetine dikkat çekmiştir.

İşte görüldüğü gibi hadiste bahsedilen Irak kuşatılmış ve Cabir bin Abdullah’ın (r.a) “Irak ehline ne bir ölçü, ne de bir dirhem götürülemeyecek” sözleri birebir gerçekleşmiştir.

Ambargo hadisinde bahsedildiği gibi “Acem tarafından; onlar bunu engelleyecektir.”

Acemler, Arapların dışında kalan kimselere söylemiş oldukları bir sözdür. Nitekim Arapların dışında kalan birleşmiş milletler eliyle bu kuşatma ve ambargo gerçekleşmiştir. Irak ambargosunu bu ümmet yaşamış ve bu dönem bitmiştir.

Hadislerde bahsedilen olayların hemen peş peşe vuku bulacağından bahsedilmez. Yani bu bahsedilen olaylar bir müddet, birkaç sene sürebilir…

Hadisin devamı: “İleride Şam ehli için de ne bir dinar, ne de bir ölçek götürebilecek.” dedi. Biz: “Bu engelleme nereden olacak?” dedik. Cabir: “Rum tarafından engelleme olacak.” dedi.

Günümüzde ise Şam kuşatma altına alınmıştır.

Şam (Batı ve Güney Suriye) diyarında bir yer alan Ğuta bölgesi senelerdir kuşatma altındadır. Bu bölgeye senelerdir ne bir yiyecek ne de bir dirhem girmektedir.

İnsanlar açlıktan kedi, köpek, ot vs şeyler yemektedir. Aynı şekilde İslam hilafetinin ikame edildiği “Rakka, Musul ve Tel Afer vs” gibi Müslümanların kontrolünde olan bölgeler de birkaç senedir kuşatma altındadır.

Bu bölgelerde kâfirler tarafından ambargoya tabi tutulmuş ve ekonomik olarak Müslümanların beli kırılmaya çalışılmaktadır.

Bu durum aynı Cabir bin Abdullah’ın (r.a) diliyle Rasulullah’ın (s.a.v) bildirdiği duruma ne kadar da çok benzemektedir. Bu kuşatmanın ise Rumlar tarafından yapılacağının haber verilmesi de aynen tahakkuk etmiştir. Rumlar, çoğu Hıristiyan olan Koalisyon güçlerinin ta kendisidir…

Daha sonra hadisin devamı şöyle:

“Allah Resulü (s.a.v) buyurdu ki: “Ümmetimin sonunda bir halife olacak, o malı saymadan serpercesine dağıtacaktır.” Bu hadisi nakleden Cerir diyor ki: “Ben Ebu Nazre ve Ebu’l-Âlâ’ya: “Acaba o halifenin Ömer bin Abdulaziz mi olduğunu düşünüyorsunuz?” dedim. Onların her ikisi de: “Hayır.” dediler.

Görüldüğü gibi, sahabeler (ra)  mehdinin dışında başka bir halifenin, nübüvvet menheci üzere geleceğini anlamışlar ve bu kişinin Ömer bin Abdülaziz olup olmadığı sorulunca, hayır cevabını almışlardır. Ömer bin Abdülaziz’in dışında bir başka bir halifenin geleceğini haber vermiştir.

“Artık şüphe yok ki, her güçlükle beraber bir kolaylık var.” (İnşirah, 5)

Bu sözlerimi destekleyen bir başka sahih hadis ise şu hadistir.

Huzeyfe (r.a) anlatıyor: Rasulullah (s.a.v); “Nübüvvet içinizde, Allah’ın dilediği kadar devam eder; sonra dilediği zaman onu ortadan kaldırır. Sonra, nübüvvet sisteminde bir hilafet olacaktır. Bu da Allah’ın dilediği kadar devam eder; ardından Allah onu da -dilediği zaman- ortadan kaldırır. Sonra ısırıcı bir saltanat olur. O da Allah’ın dilediği kadar devam eder, sonra Allah dilediğinde onu ortadan kaldırır. Daha sonra ceberut bir saltanat/bir krallık/zalim yönetimler başa gelir; o da Allah’ın dilediği kadar devam eder, ardından Allah dilediği zaman onu ortadan kaldırır. Sonra, nübüvvet sisteminde bir hilafet olur.” buyurdu ve sonra sustu. (İmam Ahmed b. Hanbel, 4/273)

– Bu hadis-i şerifte İslam ümmetinin geçireceği safhaları haber verilmiş ve tarih tarafından tasdik edilmiştir. Bu açıdan bu hadis gaybî haber niteliğinde bir mucizedir.

– Bu hadisin anlattığı safhaları şöyle sıralayabiliriz:

Peygamberlik dönemi; 23 yıl sürmüştür.

Raşit halifeler devri; 30 yıl sürmüştür.

Saltanat devri; Hz. Muaviye (veya oğlu Yezid) ile başlayan ve Osmanlı devletinin sonuna kadar devam eden süreç.

Ceberût devri; Osmanlı devletinin yıkılmasından sonra bütün İslam âleminde küçük- büyük devletlerde hüküm sürmüş ve sürmekte olan şiddetli zulüm, istibdat ve ceberut dönemine işarettir. Bu devir -tüm İslam âleminde- artık sekerâta başlamış, her halükârda yakında ölecektir.

Daha sonra hadiste: Asr-ı saadete benzer bir dönemden bahsedilir; insanların yeniden dine döndüğü, tevhidin yüceltildiği, tağutların yok edildiği, müslümanların anayasasının kuran olduğu, dinsizliğin çöktüğü, ahlaksızlığın iflas ettiği, dindarlık, dürüstlük, ilim ve sırat-ı müstakim yolunun açıldığı bir devir olarak gerçekleşeceği bir zaman gelecektir.

Bu hadisin haber verdiği dört safhanın doğruluğu, beşinci safhanın da doğruluğunu gösterir niteliktedir.

Gaybi haberler ancak vukuundan itibaren anlaşılabilmektedir. Gaybi haberlerin tevilinde isabet etmek oldukça zordur.

Ancak şu yakın zamanımızda yaşanmış olaylar –Allah en doğrusunu bilir- Peygamberimizin (s.a.v) haber verdiği olayların ta kendisi olması bir ihtimaldir.

O halde bu hadisler: İslam ümmetine büyük müjdeler vermektedir. Bu ümmet tevhid üzere sabır ve sebat ettiği müddetçe birçok müjdelerle karşılaşacaktır. Belik de bu olaylardan sonra Mehdi zuhur edecektir.

Bütün bu olaylardan sonra Ehlisünnet tarafından beklenen “Mehdi”nin zuhur etmesi beklenmektedir. Diyebiliriz ki: belki de şu zamanımızda yaşanılan olaylar Mehdi (a.s)’ın askerlerinin öncüleri ve zuhurunun belirtileridir…

Ey Irak ve Şam muvahhidleri! Sizlere müjdeler veriyorum…

Peygamber efendimiz’den (s.a.v) sizlere müjde gelmiştir. Biliniz ki Allah teala sizleri seçti. Seçmesinin sebebi Irak ve Şam’ın merkez/eksen olması içindir. Böylelikle şu ahir zamanda bütün kainatın sahibinin dilemiş olduğu şeylerin vuku bulması için sizleri seçmiştir.

Bu seçim Allah Teala’nın seçimidir…

Asla korkmayın, endişelenmeyin ve kızmayın…

Allah Teala’nın sizleri seçmesi mutlaka bir ilim ve hikmet üzeredir…

Allaha Teala sizleri seçerek; İslam dinini ve sünneti müdafa etmeyi dilemiştir.

Sizler ilk hendektesiniz…Sizler şerif ve değerli insanlarsınız..

Sabırlı olunuz ve sabrınızın karşlığını Allah Teala’dan bekleyiniz..

Unutmayın ki mutlaka hayr gelecektir.

Allah en doğrusunu bilendir…

Kaynak: justpaste.it/mujdelerolsun

Ayrıca Kontrol edin

Uykuda titreme cinlerin işi mi?

Uyumaya çalışırlırken hafif kol bacak seğirmesinden dolayı “sen cinlisin” deyip, binlerce lira rukye veya tedavi …

Bir Yorum

  1. Allah razı olsun. Allah sizleri en güzel şekilde mükafatlandırsın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis
Yerli Filmler